Tarihçe

Gökçeada;  Avrupa ve Asya arasında sürekli el değiştiren bir geçit  ve yerleşim merkezidir. Ada’nın iskan tarihinin ne kadar eskiye gittiğine dair kesin bilgiler bulunmasa da ilk yerleşenlerin Pelasgler olduğu kabul edilmektedir. Ada Pelasglerden sonra kısa bir süre Pers egemenliğine girse de M.Ö 448’de Persler ve Atinalılar arasında yapılan barış neticesinde Atina’ya kalmıştır.

1455’te Osmanlı topraklarına katılan ada Venedik ile Osmanlı arasında  zaman zaman el değiştirmiş, Kanuni Sultan Süleyman zamanında da vakıf ilan edilmiştir.  

Vakıf ilan edilmesi sayesinde Gökçeada’nın tarihi zenginliği korunabilmiş,  ada refah içinde yaşamıştır. Adanın dokusunu korumaya çalışan Osmanlı,  500 yıllık hâkimiyeti boyunca 1 cami, 4 çamaşırhane ve 1 çeşme ile adanın yapısal tarihinde yer edinmiştir.

1800’lü yıllarda birçok Ege adası Yunanistan’a bırakılmış olmasına rağmen Gökçeada Osmanlı  sınırlarında kalmaya devam etmiştir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında işgal edilen Gökçeada, Lozan Barış Antlaşması’yla 22Eylül 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılmıştır. Bu tarih her yıl Gökçeada’nın kurtuluş günü olarak kutlanmaya devam etmektedir.